Fargo X No Country for Old Men

Fargo & No Country for Old Men’de Işığın ve Renklerin Kullanımı by O. Berk Toker

Bir filmin seyircilerle kurduğu en temel iletişim yöntemi kelimeler ve resimlerdir. Kelimeler ve resimlerle olaylar dizisi oluşturulur ve bu da bizlere yani izleyicilere, karakterlerin düşüncelerini ve iç dünyasını anlaması için olanak sağlar. Ancak Coen kardeşler Fargo ve No Country For Old Men filmlerinde bu klasik iletişim yöntemi yerine renkler ve ışığın kullanımıyla izleyiciye olgular ve duygular üzerinden yorum yapma imkanı tanımaktadır. Ayrıca bu tarz bir iletişim yöntemine girerek tematik anlatımı hayli güçlendirmektedirler.

 

Fargo’nun açılış sekansında, bembeyaz karlarla kaplı çorak bir arazi görüntüsüyle filme giriş yapıyoruz. Dış mekan sahnelerinin en önemli bileşeni olan kar, sahnelerde rengin yüzde doksanını sağlayarak tüm şehri beyazla kaplıyor. Beyaz, literatürde genellikle saflığı, masumiyeti, adaleti simgelemek için kullanılır. Ancak ceset parçalama sahnesinde de olduğu gibi kar üzerine sıçramış kan görüntüsü sadece renkte değil anlamda da bir kontrast yaratmaktadır. Kırmızı rengin kullanımı, özellikle de kan, nefret, şiddet, öfke olarak görülür. Peki anlamları birbirinden tamamen farklı olan bu iki rengi bir arada aynı karede kullanmanın amacı ne?

Coen kardeşler bu iki rengi bir arada kullanarak hiçbir insanın ahlaki açıdan mükemmel olmadığını ifade ediyorlar. Ayrıca Jerry karakterini filmin asıl kötü karakteri yaparak yasaları ihlal edenlerin medyada resmedildiği gibi kaslı, eli silahlı, dövmeli tipler olmayabileceğini göstermeye çalışmışlardır. Kendi eşinin hayatını riske atmış, oğlunu annesiz bırakmış, kayınpederi ve birçok masum insanın ölümüne sebebiyet vermiş ve hatta bunlara göz yummuştur. Üstelik bunların hepsini Marge’ın da repliğiyle “sadece biraz para” için yapmıştır.

Eylemleri birçok insanın ölümüne sebep olmuş olsa da Jerry en nihayetind orta sınıfa mensup bir araba satıcısıdır. Kafamızdaki “suçlu” portresiyle Jerry Lundegaard karakteri tamamen farklıdır. Aynı şekilde No Country For Old Men filmindeki Anton Chigurh karakteri de ilk bakışta görmezden gelinmekte veya kendisiyle normal bir insan gibi konuşulmaktadır. Bu yüzden cinayetlerini işlerken hemen hemen hiçbir dirençle karşılaşmamaktadır.

 

No Country For Old Men filminde ortam yine benzer şekilde çorak bir arazidir. Ancak bu sefer karlarla kaplı değil tam aksine ortam çöldür ve renkler kahverenginin tonlarından oluşmaktadır. Llewelyn Moss karakterinin, uyuşturucu kartellerinin çatışma alanına yürüdüğü sahnede her yere kan sıçramış, köpekler ölmüş ve cesetler her tarafa dağılmıştır. Bütün bunlar güzel ve tenha bir çöl manzarasında gerçekleşmiştir. Suçlular, doğanın güzelliği ile iç içe geçirilmiştir. Hemen ardından gelen paranın bulunduğu sahnede de ağacın gövdesi ile kahverengi tonları desteklenmiş ve yeşil yapraklarla da ortama yeni bir renk getirilmiştir. Hatta Llewelyn Moss’un ve çatışma alanında uyuşturucu yüklü olan kartelin arabaları da kahverengi-ten rengi tonlarındadır.

Burada izleyiciye Llewelyn Moss karakterinin kartel üyelerinden daha iyi bir adam olmadığı mesajı verilmiştir. Aksine uyuşturucu mafyasından para çalarak eşinin ve onun ailesinin hayatını riske atmıştır. Fargo filminde olduğu gibi burada da her şeyin sebebi “sadece biraz para”dır. Ölümü de alanda gördüğü kartel üyelerine benzer bir şekilde olmuştur. Gömleğinin birkaç düğmesi açık, altında kot pantolon ve ayağında kovboy çizmeleriyle. Filmin baş kahramanı olmasın rağmen, Llweleyn daha ahlaklı bir adam değildir.

 

Yine de Coen kardeşlerin ahlakı tanımlamak için kullandıkları tek şey renk ve ortam değildir. İki film boyunca da ışık, adalet ve intikamı göstermek için kullanılmaktadır. Fargo’da Gaear ve Carl’ın Jean’i kaçırdıktan sonra polis tarafından durduruldukları sahnede ışık ağırlıklı olarak iki karakterin yüzüne yoğunlaşmıştır. Bu süre boyunca da kendilerini sorguya çeken polisin suratını hiçbir şekilde görmemekteyiz.

Polisin yüzünün gösterilmemesi kör adaleti ve suçluların adil yargılanmasını temsil etmektedir. Ancak Coenler adaleti birçok yönden ele almıştır. No Country For Old Men filminde Llewelyn Moss’un kamyonetle kovalanmadan hemen önceki sahnesinde Fargo’dakine benzer bir ışık kullanımı görmekteyiz. Işık karakterin gözlerine yoğunlaşmıştır. Hemen ardından kamyonetle kovalanırken Fargo’dan farklı olarak bu sefer sorguya çekilmeden karakterimize ateş açılmıştır. Adalet bu sefer intikam formunu alırken ışığın kullanımı Fargo filmindekiyle birebir aynı konumdadır. Fakat ışık kaynaklarının başlarına gelen olaylar iki filmde de oldukça büyük farklılık gösterir. Fargo’da ahlaki açıdan doğru bir iş yapmakta olan polis memuru, kenara çektiği adamların suçunu keşfetmek üzereyken öldürülürken, No Country For Old Men’de uyuşturucu satıcıları Llewelyn’i öldürecek ve bundan zarar görmeyeceklerdir.

 

Coen kardeşler bu iki filmde en ahlaklı olan karakterler için çaresizlik duygusu yaratmaktadırlar. Kurallara uyan, düzgün insanların, kuralları göz ardı edenlere karşı en savunmasız insanlar oldukları vurgusunu yapmaktadırlar. Ortamın kullanımı burada bir kez daha önemini gösteriyor. Coen kardeşler tüm bu olayları insanların daha soğuk ve sadece kariyerleri üzerine odaklı olarak karakterize edildikleri New York, Los Angeles gibi yerleri değil, Texas ve Kuzey Dakota gibi ortamları kullanarak kurguluyorlar. Filmlerindeki renkler ve ışığın kullanım şekilleri kötülüğü önlemenin boş bir uğraş olduğu yönünde sembolik bir yorum katıyor.